|
|
388 gün oldu.
Bugün, 11 Şubat 2008, Pazartesi. Hrant’ın arkadaşları olarak, onu aramızdan alanların karanlıklara karışıp gitmemesi için, bir kez daha mahkeme kapısında adalet nöbetindeyiz.
Bu dava, bizim için, arkadaşımızın güler yüzlü cesaretine, samimiyetine, inancına sahip çıkma davası. Onun ruhunu biraz olsun huzura kavuşturabilme davası. Ve aynı zamanda bu memleketin demokrasi ve hukuk sınavıdır.
Arkadaşımızı katleden şebekenin ortaya çıkarılmasını ve cezalandırılmasını sağlayabilirsek, Hrant'ın en çok istediği şeylerden birini başarmış olacağız. Bu memleket ırkçı katillere ve görevlerini onları korumak için kötüye kullananlara ait değil; bunu göstereceğiz.
Bu ülkede insanca talepleri yok etmenin esas yolu süründürme, usandırma, ruh kurutmadır. Hrant’ın katillerinin yargılandığı davanın bu yola sokulmasını önlemek için, adalet isteğimizi ete, kemiğe büründürmek için buradayız.
Arkadaşımızın katledilmesinin ardından geçen zamanda adalet adına umut verici bir gelişme yaşamadık. Hâlâ yalnızca bir tetikçi ve azmettiricileri olduğu söylenen küçük bir grup sanık yargılanıyor. Bir yılı aşkın zamanda ancak iki duruşma görüldü; sekizi tutuklu, 19 sanıktan sadece üçü dinlenebildi.
Unutmamak gerekir ki, arkadaşımızın ölüm yıldönümünden iki gün sonra başlatılan Ergenekon operasyonunda tutuklanan Kemal Kerinçsiz, Sevgi Erenerol ve Veli Küçük ile aynı operasyon kapsamında daha önce tutuklanan Oktay Yıldırım, Hrant Dink’in katledilmesine giden süreçte, Dink’in yargılandığı mahkemelerde müdahildiler. Aynı kişiler mahkeme salonlarında Hrant’a, avukatlarına ve mahkeme heyetine saldırdılar. Yasin Hayal’in avukatı Fuat Turgut da operasyon sırasında gözaltına alınanlardan biriydi.
Hrant’ın arkadaşları olarak talebimiz, hem Hrant Dink cinayeti davasında, hem de Ergenekon operasyonu kapsamında açılacak davalarda, adalet mekanizmalarının görevlerini hakkıyla yerine getirmeleri, bu şebekenin ve ardındakilerin, ucu nereye giderse gitsin ortaya çıkarılmasıdır. Beklentimiz, Ergenekon operasyonunun Hrant Dink cinayetine ve benzer şekilde gerçekleşen Rahip Santoro cinayetine, Malatya katliamına ışık tutmasıdır. Bu olaylarla ilgili yargı süreci Türkiye’de adaletin gerçekten işleyebileceğini göstermesi açısından belirleyici olacaktır. Kararlar toplumsal vicdanı tatmin etmek zorundadır.
Hrant’ın katledilişinden bu yana, adalet isteği için sokaklara dökülen on binler olarak bir kez daha söylüyoruz, bugün Hrant için, adalet için burada olduğumuz gibi, yarın da burada olacağız. Bu ülke ırkçılıktan ve milliyetçilikten arınmış bir ülke olana kadar, Hrant Dink’in arzu ettiği ülke olana kadar, adalet nöbeti tutmaya devam edeceğiz.
Hrant için, adalet için…
HRANT’IN ARKADAŞLARI
|