|
|
Bugün, Türkiye için bir yüz karası olan Hrant Dink cinayetinin yeni bir duruşması için buradayız. Uğursuz bir yıldönümünde. Dava tam bir yıl önce başlamıştı.
Cinayeti çok önceden bilen, göz yuman ya da umursamayan, belki de cinayete yardımcı olan görevlilerin çoğunun soruşturulamadığı, görevlerini sürdürdüğü bir yıl. Ağır ve belki kasıtlı ihmalleri yüzünden yargı önüne çıkarılabilen görevlilerin türlü cambazlıklarla korunduğu bir yıl. Samsun’da, Trabzon’da açılan görevi ihmal davaları İstanbul’daki cinayet davasıyla hâlâ birleştirilmediği için adalet isteyenlerin içinin bir türlü rahatlayamadığı bir yıl.
Üstelik bu bir yıl içinde, Hrant’ın katli için gereken ortamı yaratmış olanların önde gelenlerinin devlet bağlantılı bir katliam çetesiyle ilişkileri ortaya çıktı. Bir kısmı, darbe ve katliam planlamaktan, Ergenekon davasında yargılanacak.
Hrant Dink cinayeti davası başından beri Türkiye Cumhuriyeti için bir namus davasıydı. Artık Türkiye’deki hukuk ve adalet sistemi için varlık-yokluk davasıdır.
Bugünden itibaren, katil zanlısının yaşı 18’den büyük kabul edilecek, “O.S.” bundan böyle “Ogün Samast” olacak. Ve dava kapalı kapılar ardında görülür olmaktan çıkacak. Davanın daha sağlıklı yürüyebilmesi için bir umuttur.
Bugünkü duruşmada, büyük ihtimalle, soruşturmanın başından beri gayet açık şekilde, cinayet planından jandarmayı aylar önce haberdar ettiğini anlatan Coşkun İğci ifade verecek. Yasin Hayal’in eniştesi. Jandarmanın, bilgisi olduğu halde cinayeti önlemek için kılını kıpırdatmadığı yolunda bilmem kaçıncı iddia ortaya atılmış olacak.
Peki ne olacak?
Hrant Dink cinayeti davası, giderek tıpkı cinayet sürecine benzemeye başladı. Cinayetten önce, polis, jandarma, ilgili herkes her şeyi biliyordu fakat oralı olmamıştı. Şimdi de müfettişler, mahkeme heyetleri, hükümet, basın, davanın seyriyle ilgilenen vatandaşlar, giderek herkes her şeyi öğreniyor.
Peki ne oluyor?
Devamlı olarak, bildiğimiz korkunç şeyleri ve utancımızı gömmeye çabalayarak yaşamaya mahkûm muyuz biz, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları?
Başımızı eğeceksek, Hrant gibi bir insanı kaybettiğimiz için, üzüntümüzden eğelim. Hukuksuzluk ve adaletsizliğin utancından değil.
Adalet istiyoruz. Bu aslında pek basit bir istektir.
Suçluları kollamayı bırakırsanız adaletin yolu açılır.
HRANT’IN ARKADAŞLARI
|