|
|
Gene buradayız!
Hrant Dink’in ölümünün ardından iki yıla yakın bir süre geçti.
Bir eksiklik hissediyor musunuz?
Topraklarımız yine bir linç rüzgarına kapılmışken, yine çatışmalarda ölen çocuklarımızın haberleri ardarda gelirken, Hrant’ın o uzlaştırıcı, birleştirici dilini özlüyor musunuz?
Biz özlüyoruz! Tam da bugünlerde onun dilini, sözünü, hakikatı anlatma çabasını özlüyoruz.
Bugün, Hrant Dink’i katledenlerin yargılandığı davada gene buradayız. Gene mağduruz, gene tanık.
Bu kaçıncı duruşma? Ne kadar yol alındı? Tetiği çeken ve cinayeti planlayanlar bugün yedinci kez hakim karşısına çıkacaklar. Tetiği çekenin yaşı bu süre zarfında büyüdü; dava bugün ikinci kez kamuya açık gerçekleşecek. Bir önceki davada tutuklu sanıkların rahatlığına, pervasızlığına bütün Türkiye tanıklık etti. Bu kez de mi öyle olacak?
Gene umutsuzuz!
Ya Hrant Dink cinayetine göz yumanlar? Neredeyse bütün görevlilerin bildiği bir cinayeti önlemek için en küçük bir girişimde bulunmayanlar? Jandarmadan, polisten, halkı yasadışı olaylara karşı korumakla görevli kişilerden söz ediyoruz. Tetiği çekenler yargılanıyor, peki ya silahın asıl sahipleri kimler? Ergenekon operasyonları sırasında üst düzey bir emniyet görevlisinin “Hrant Dink’i bu yapı öldürdü, ama ispat edemiyoruz” dediği medyaya yansıdı. Gerçeklerin ortaya çıkacağına dair umudumuzu korumalı mıyız?
Ergenekon, er ya da geç bu ülke tarihinin karanlığını yaratan bir kan çetesi olarak anılacak mı gerçekten?
Gene bekliyoruz!
Adalet bekliyoruz. Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görevi ihmalle yargılanan iki jandarma subayının duruşmasında ilk kez tanık olarak dinlenen Hüsamettin Polat, Albay Ali Öz'ün Coşkun İğci'den gelen istihbaratı ısrarla değerlendirmediğini, cinayetin ardından Coşkun İğci’nin "sağda solda konuşmaması" için uyarılmasını istediğini söyledi.
Dink ailesinin avukatları “bu davalar birbiriyle bağlı” diyordu. Mahkeme davaların birleştirilmesi önerisini her seferinde rahatça reddetti. Eline gelen istihbaratı değerlendirmeyen Ali Öz’ün bu dava ile bir ilişkisi yok muydu?
İstanbul Emniyetinin Hrant’ın öldürülmesinde hiç ihmali yok muydu ki görevlilerin hiçbiri hakkında soruşturmaya gerek görülmedi?
Gene mi öleceğiz?
Hrant bu toprakların çok kıymetli evlatlarından biriydi. Bu topraklar geçtiğimiz yıllar içinde Hrant gibi onlarca değerini yitirdi. Türkiye’nin son günlerde içinde bulunduğu ruh hali bizi ürkütüyor. Artık korkmak istemiyoruz.
Bir önceki davayı izlemeye geldiğimizde demiştik ki; başımızı eğeceksek, Hrant gibi bir insanı kaybettiğimiz için, üzüntümüzden eğelim. Hukuksuzluk ve adaletsizliğin utancından değil.
Gene adalet istiyoruz. Bu aslında pek basit bir istektir. Suçluları kollamayı bırakırsanız adaletin yolu açılır.
“Gene Hrant için, adalet için” buradayız.
Gene Hrant’ız!
HRANT'IN ARKADAŞLARI
|