|
|
Madem Türkiye’nin baş meselesi “belge”dir, buyurun, size belgenin dik âlâsını sunuyoruz.
Evet, bir bakıma fotokopi. Abdi İpekçi’den Uğur Mumcu’ya, 1 Mayıs 1977’den Kahramanmaraş katliamına, çok tanıdığımız bildiğimiz bir sürü olayın benzeri.
Bir yandan da esas evrak. Altında imza var. Islak.
Hrant’ın göz göre göre öldürülmesinin ikinci yılını çoktan geride bıraktık. Şimdi cinayet davası da iki yaşına basıyor. Adalet ise, henüz ana karnına düştü mü, o bile belli değil.
Şurada, biraz ileride, cinayetten hemen sonra toparlanıveren bir sanıklar ordusu var. Kimin neyi yaptığı belli. Çoğu inkâr da etmiyor zaten. O halde bu dava çoktan bitmeliydi. Niye bitemiyor? Mahkeme heyeti de sırf şu içeridekileri cezalandırmakla bu davanın kimsenin vicdanında sona ermeyeceğini bildiği için olmasın?
Şuradan yoldan geçen birini çevirip sorun; Hrant’ın öldürülmesinin sadece üç-beş faşistin işi olduğuna inanan çıkar mı? Belge arıyorsanız, işte belgenin hası budur. Türkiye’de herkes Hrant’ı devlet içinden de kollanan birilerinin öldürttüğünü biliyor. Herkes aynı şeyi biliyor diye buna da fotokopi deyin isterseniz. Yalnız unutmayın ki, katile kahraman muamelesi yapan emniyet ve jandarma görevlileri, hepimizin suratına tükürerek ıpıslak imza atmışlardı altına. Hiçbirinin ceza görmeyişi, belge sayılmaz mı?
Mahkeme neden Hrant’ın avukatlarının haklı taleplerini geri çeviriyor? Bugüne kadar yerine getirilmeyen talepleri sıralamaya kalksak akşama kadar hepinizi burada tutmamız gerekir. Bu direniş başlıbaşına belge değil midir?
Acaba neden, Hrant’ın öldürülmesine giden yolda açık ihmalleri, kusurları, belki de kasıtları bulunan resmî görevliler asla soruşturulmuyor? Soruşturmalar yapılsa, aklanıp çıksalar olmaz mı? Olmuyor. Bu kadar çok kişi inatla soruşturmadan korunuyorsa bu nedir? Belge arayana, bu da belgedir.
Azmimiz ve ısrarımız azalmıyor, azalmayacak. Ama adaletin yerine geleceğine dair inancımız zayıflıyor. Adalet beklemek güzel bir şeydir. Ama biz neyin beklendiğini bilemiyoruz.
Buradan açıklıkla duyurmak isteriz ki: Hrant Dink Suikastı Davası’nın gidişatı toplum hayatımızın bir defa daha kapkara lekelenmesi tehlikesini barındırıyor. Bu memlekette doğup büyüyecek herkes geçmişin birtakım utançlarını sırtlanmak zorunda değil. Burada hiç değilse çocuklarımızın vicdanını yükten kurtarmaya çabalıyoruz.
Cinayetin öncesi de sonrası da bir acımasızlık ve adaletsizlik belgesidir. Fotokopi değil, orijinal. Altındaki ıslak imzayı Osmanbey kaldırımlarına Hrant atmıştı, hatırlarsınız.
Bu imzanın o kaldırımda ıslak bir utanç belgesi olarak kalmaması için.
Hrant için, Adalet için!
HRANT’IN ARKADAŞLARI
|